Perinçek’ten Hükümete Ukrayna uyarısı: Türkiye kaybetmez kendileri kaybeder

Genel Başkanımız Dr. Doğu Perinçek, hükümetin Rusya'nın harekâtı konusundaki açıklamalarını eleştirdi

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Ulusal Kanal'da yayınlanan 'Çıkış Yolu' programında gündemi değerlendirdi. Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Sinan Sungur ve Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel'in sorularını yanıtlayan Perinçek, hükümetin ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın Rusya'nın Ukrayna harekâtı konusundaki görüşlerini eleştirdi. Perinçek şunları söyledi:

“Yaptırımlara katılmamaları iyi bir şey. Ama bir müddet sonra telefonlarına çıkmazsa Moskova’daki muhatapları şaşırmamam. Çünkü Rusya ile görüşmede Amerika’nın telefon memuru veya elçisi olarak mı görüşecekler, belli değil. Rusya ile olan ilişkiyi görüşme görevlerine bağlıyor. Kim olarak görüşeceksin Rusya ile bu olayda? Rusya’yla ancak aynı tehdide maruz kalan eşit, birbirine saygılı, dost ve kaderleri birleşmiş iki ülke olarak görüşürsen bir anlamı var. Amerika’nın sözcüsü olarak mı görüşeceksiniz? Bu laflardan o çıkıyor. 'Biz Rusya’yla köprüleri yakmıyoruz çünkü Amerika’nın sözcülüğünü yapacağız' diyor. Bunları Rusya okuyor. Onların da Türkçesi var. Biraz da bu Türkiye’nin geleceğini düşünmemeye benziyor. Bir gün başımıza birtakım sorunlar, tehditler geldiği zaman kimin yüzüne bakacaklar, kimden hangi dostluğu ve dayanışmayı talep edecekler? ÖSO mu kurtaracak Türkiye’yi? Ukrayna mı kurtaracak? Zelensky mi yardımına koşacak? Zelensky de Karadeniz’deki Yunanistan.

'ÖZÜR ÜÇ KERE BEŞ KERE OLMAZ'

“Rusya ile ilgili tavırlarıyla Çin’i de kaybediyorlar, İran’ı da kaybediyorlar. Sayın Kalın’a soruyorum. Doğalgazı nereden bulacak, elektriği nereden bulacak? Domatesi nereye satacak, Gazipaşa’nın salatalığını nereye satacak? Nereden turist getirecek? Türkiye ekonomisini de düşünmüyor. Rus uçağını düşürdüler sonra da özür dilediler. Ama özür üç kere, beş kere olmaz.

'İSRAİL İLE AYNI CEPHEDELER'

“İbrahim Kalın ve Tayyip Erdoğan da bu görüştelerse gitsinler 7. parti olarak diğer masaya katılsınlar. İbrahim Kalın’ın bütün bu söyledikleri o toplantı yapan altı partinin tavrıdır. Biden tayfası ile aynı cephede duruyor. İsrail ile aynı cephede duruyor. 'One Minute' ne oldu? One minute lafmış. Bu söylenenleri İsrail’in yaptığı açıklamalarla yan yana koyun İbrahim Kalın aynı zamanda İsrail sözcüsü gibi konuşuyor. Hani İsrail karşıtıydı, hani Filistin’e bir vefaları vardı? Şimdi İsrail ile aynı cephedeler.

'TÜRKİYE CEPHESİNDEN BAKMIYORLAR'

“Benim gördüğüm Türkiye’ye yönelik tehditleri düşünmüyorlar da 'kendi iktidarımızı nasıl kurtarırız' oradan bakıyorlar. Amerika’nın Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmesine yönelik girişimler cephesinden bakıyorlar, Türkiye cephesinden bakmıyorlar. Türkiye’nin boynunu Amerika’nın kılıcına uzatarak kimse kurtaramaz ama kendisini kurtarmayı çok önemserse böyle yanlış hesaplar yapar, kendisini de kurtaramaz.

'UKRAYNA VE SURİYE POLİTİKALARI YANLIŞ'

“Türkiye kaybetmez. Bu tutumu alanlar kaybeder ama Türkiye Cephesi kendini şu veya bu şekilde yeniler. Neden? Türk Milleti büyük bir millet, Türk Devleti büyük bir devlet. Yani falanca filanca yanlış yaptı diye Türkiye çukura yuvarlanmaz. Padişahlar yanlış yaptı diye Türkiye batmadı, farklı bir çözüm üretti, değil mi? 16 Mart 1919'da İstanbul’u işgal ettiklerinde, padişahlar İngilizlere teslim oldu. Padişahlar teslim oldu diye Türkiye ne oldu? Başka bir çözüm üretti ve hem padişahlıktan kurtuldu hem de Cumhuriyeti kurarak ve vatanı kurtararak yoluna devam etti. Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği kuvvet olmadan Türkiye’nin önündeki sorunları çözemeyiz. Ama Sayın Tayyip Erdoğan’ın Ukrayna ve Suriye politikaları Türkiye’nin direncine zaaf getiriyor. Bunu uzun yıllardan beri söylüyoruz. İki nokta; Ukrayna politikaları yanlış, Suriye politikaları yanlış. Ukrayna’da da Amerika’nın yanındalar. Suriye’de de Beşar Esad’a karşı tavır alarak Amerika’ya karşı kararlı bir cephe tutamıyorlar.

'VATAN PARTİSİ YAKIN GELECEĞİN HÜKÜMET PARTİSİ'

“(Vatan Partisi'nin tavrı) Bizim rekabetimiz Türkiye gemisi içinde değil. Bizim rekabetimiz Amerika ile. Amerika ile rekabette doğru strateji, doğru program, doğru siyasetleri ile Vatan Partisi büyüyen, yükselen parti. Bizim öyle Türkiye gemisinde kaptanlık falan kavgası, öyle bir perspektifimiz yok. Dünyaya ve olaylara o açıdan bakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet egemenliği, bağımsızlığı, bütünlüğü, Türk milletinin refahı, üretim devrimi ekonomisinin gelişmesi bu açılardan bakıyoruz. Burada tabii bu bakış açısının ve siyasetlerin yansımaları olur seçimlere. Biz seçimden bakarak politika saptamıyoruz. Ama saptadığımız siyasetler tabii ki seçim sandığını da etkileyecektir.  Vatan Partisi buradan çok net bir şekilde söylüyorum iktidara ilerliyor.  Yakın geleceğin Türkiye’de hükümet partisidir. Hem programı hem siyasetleri hem cesareti, kadroları, genç dinamik kadroları, gençlik hareketindeki liderliği, kadın hareketindeki liderliği, bütün bu özellikleriyle Vatan Partisi tarihi birikimiyle önümüzdeki dönemin iktidarı olacaktır. Tabii Türkiye’nin çoğunluğuna dayanan bir iktidar olacak, Türkiye cephesinin iktidarı olacaktır. Orada biz Türkiye’yi beraber yöneteceklerimizi de her zaman düşünüyoruz. Onlarla bir rekabet, onlarla bir kapışma zihniyetimiz yok. Tam tersine birbirimizi ikna ederek, birbirimize anlatarak, kavratarak, birbirimize yardımcı olarak, dayanışarak bu süreci ilerleteceğiz."

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı