Ödemiş’te 8 Mart etkinlikleri

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Ödemiş Belediyesi ve Ödemiş Kent Konseyi Kadın Meclisi işbirliğiyle bir dizi etkinlik düzenlendi. Mimoza Kadın Festivali etkinliklerine katılan Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, kadınların emek, hak ve eşitlik mücadelesinin insanlık tarihinin en köklü ve en büyük mücadelelerinden biri olduğunu vurguladı.  

 

MİNİKLERDEN 8 MART ARMAĞANLARI 

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş ve eşi Selma Eriş, belediyenin kadın çalışanlarının 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladı. Kadın çalışanlara, Ödemiş Belediyesi Gündüz Bakımevlerindeki minik öğrencilerin eğitmenleriyle birlikte hazırladığı rengarenk 8 Mart armağanları verildi. Belediye hizmet binası minik öğrencilerle şenlendi. 

 

Etkinlikler çerçevesinde belediyenin kadın çalışanlarının katılımıyla Ödemiş Belediye Bandosu eşliğinde kortej yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüşün ardından Zübeyde Hanım anıtı ziyaret edilerek çiçekler sunuldu.  

 

“Bir kadın, bir anne tüm dünyayı değiştirebilir” diyen Başkan Mehmet Eriş, Büyük Önderimiz Atatürk’ün değerli annesi Zübeyde Hanım’ın şahsında insanlığın ve uygarlığın ilerleyişine katkı sunan kadınları minnetle andıklarını belirtti. 

 

SALI PAZARI’NDA MİMOZA KADIN FESTİVALİ 

Daha sonra Salı Parkı Pazarı’nda Ödemiş Belediyesi, Ödemiş Kent Konseyi Kadın Meclisi, ÇYDD Ödemiş Şubesi ve Ödemiş Berberler ve Kuaförler Odası işbirliğiyle düzenlenen Mimoza Kadın Festivali’nin açılışı yapıldı.  

 

Ödemiş Belediyesi Kadın Yaşam Merkezi’nde devam eden kurslarda ortaya çıkan el emeği göz nuru eserlerin de sergilendiği Mimoza Kadın Festivali’nin açılışında konuşan Başkan Mehmet Eriş, “Kadınların emek, hak ve eşitlik mücadelesi, insanlık tarihinin en köklü ve en büyük mücadelelerinden birisidir.8 Mart 1857 tarihini başlangıç sayarsak geride kalan 200 yılda önemli aşamalar kaydedilse de emek, hak ve eşitlik konusunda istenen noktadan uzakta olduğumuzu söylememiz gerekiyor. 

 

Büyük Önderimiz Atatürk’ün, ‘Dünya yüzünde gördüğünüz her şey kadının eseridir’ diyerek Ulusal Kurtuluş Mücadelesini omuz omuza verdiğimiz kadınlarımız için imza attığı sayısız devrimlerle açtığı yolda ne yazık ki aynı hızla ilerleyemediğimizi görüyoruz. Kazanılmış hak ve özgürlüklerin giderek zayıflaması ve bunun giderek sıradan bir hal alması toplumun geleceği adına endişe vericidir. 

 

Kadınlarımız için hayati öneme sahip sözleşmenin adı “İstanbul Sözleşmesi” olduğu halde, ilk imza atan ülke olduğumuz halde bu sözleşmenin tarafı olmaktan vazgeçmemizin bir izahı yok. Sadece yılbaşından bu yana yurdumuzda şiddet kurbanı olan kadın sayısı 72. 

 

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR” 

Kadına yönelik şiddet nedeniyle en yakın acıyı geçtiğimiz haftalarda ilçemizde yitirdiğimiz Vasfiye Emekdar ile yaşadık. Buradan şiddet kurbanı olan kadınlarımızı bir kez daha saygıyla ve rahmetle anıyorum. Maalesef ki yaşanan acılar ve trajediler, rakamlardan, üçüncü sayfa manşetlerinden, gündüz programlarındaki cinayetlerden ibaret değil.  İşte bu sebepten ‘İstanbul sözleşmesi yaşatır’  demeye, şiddetin her türlüsüne karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. 

 

Bu yolda yerel yönetim olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Belediyemiz bünyesindeki Kadın Yaşam Merkezimizle, Psikolojik Destek Merkezimizle ve hiç ihtiyaç duyulmamasını dilediğimiz Kadın Sığınma Evimizle kadınlarımızın her koşulda yanındayız.  Düzenlediğimiz kurslar ve eğitimlerle kadınlarımızın toplumda aktif bireyler olarak yerini alması ve ekonomik özgürlüklerine kavuşması için var gücümüzle çalışıyoruz. Kentimize hizmet ederken kadın meclis üyelerimizin, kadın çalışma arkadaşlarımızın fikirleri, emeği ve enerjisi yolumuzu aydınlatıyor.  

 

Ancak yine de hem yerel yönetimlerimizde, hem iş dünyamızda hem de siyasi hayatımızda kadınlarımızın yeterince söz sahibi olduklarını söylememiz mümkün değildir. Kadın-erkek eşitliği, emekçi kadınlarımızın hak ve özgürlükleri konusunda kat etmemiz gereken mesafelerle birlikte, hem iş dünyamızda hem de siyaseti hayatımızda bu eşitliği sonuna kadar yaşayacağımızı umut ediyorum. 

 

Bu mücadeleyi hep birlikte yükseltmek, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi omuz omuza emek vermek zorundayız. Ülke nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın eşitlikle, emekle var olması ve temsil edilmesi, ülkemizde ve bölgemizde giderek büyüyen sorunların çözümünü de kolaylaştıracaktır. 

 

“365 GÜN SAYGI, 365 GÜN EŞİTLİK” 

‘Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin’ sözüyle Atatürk işte tam da buna işaret etmektedir.   

 

O nedenle yalnızca 8 Mart’larda değil “365 gün saygı, 365 gün eşitlik” diyoruz. “Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşayacağımız geleceği inşa etmek, kadınıyla-erkeğiyle hepimizin elinde, biliyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, kadına yönelik şiddetin son bulduğu, omuz omuza, eşit ve güçlü bir gelecek diliyorum” dedi. 

 

Konuşmaların ardından “Şiddetsiz bir dünya” dileğiyle mor renkte balonlar gökyüzüne bırakıldı. İlkkurşun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sunum Ofisi’nde Nesrin Öcal’ın Patchwork, Oya ve Dantel Sergisi gezildi. Nurcan Demir’in pasta atölyesi sunumu festivale renk katarken Şair Gülsevil Başaranbilek de kitaplarını Mimoza Kadın Festivali için imzaladı. Rahşan Ak, Su Kabağı ve Çini Süsleme Sunumu; Esin Gezici Sepet Örme Görsel Sunumu ile festivale katıldı. Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı’nda eğitim gören Geleceğin Şefleri ve Moda Bölümü öğrencileri sunumlar gerçekleştirdi. Ödemiş Berberler ve Kuaförler Odası saç yapım sunumlarına imza atarak yağış altında geçen festivale heyecan kattı.  

 

FARKINDALIĞIN RENGİ KIRMIZI 

Ödemiş Belediyesi bünyesinde devam eden zumba-fitness kursuna katılan kadınlar da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde farkındalığa katkı sunmak adına kırmızı renkte giysilerle Gençlik Merkezi’ndeki kurs çalışmalarına katıldılar. Ödemişli kursiyerler, “Şiddete hayır” mesajı verdiler. 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı